Üye Girişi | Yeni Üyelik
   23 Şubat 2012 Perşembe
Ortadoğu ve Afrika
Rusya – Ukrayna
Kafkasya
Türkistan
Asya – Pasifik
Güney Asya
Türkiye
Balkanlar
Amerika
Avrupa Birliği
Kıbrıs
Jeopolitik ve Strateji
Sivil Toplum Kuruluşları
Uluslararası Hukuk
Çok Taraflı İkili İlişkiler
Bilgi Yönetimi
Bilim ve Teknoloji Araştırmaları
Proje ve Kalkınma Yardımları
Medya
Uluslararası Örgütler
Karadeniz
Hakkımızda
Başkan
Yönetim Kurulu
Danışma Kurulu
Bilim Kurulu
Kadromuz
Temsilcilerimiz
TÜRKSAM'da Staj
Bağlantılar
E-Kitap
TÜRKSAM
Adres : Oğuzlar Mahallesi, Türkocağı Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52
Balgat / ANKARA

T :  0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66
F : 0090. 312. 285 00 71
İran Hürmüz Boğazı’nı Kapatıp Petrol Akışını Engelleyebilir mi?
31 Aralık 2011 İran [10] [12] [14] [16]
Doç. Dr. Celalettin Yavuz
Doç. Dr. Celalettin Yavuz
TÜRKSAM Başkan Yardımcısı
Terör Enstitüsü
Hakkında - Arşivi

2011 yılının sonlarına doğru Hürmüz Boğazı bölgesinde İran’ın askeri tatbikat yapması hem kendi ülkesinde, hem de başta ABD olmak üzere küresel güçler ile bölge ülkeleri arasında manidar karşılandı. Zira Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’nin giriş-çıkışında çok önemli bir geçittir. Uzunluğu 200 km’ye, genişliği ise 50 km[1] olsa da, 200-250 bin dw tonluk devasa petrol tankerlerinin 12 metreye yaklaşan sualtı boyutunun emniyetle seyredebileceği sahalar pek de geniş sayılmaz. Yani haritada o kadar geniş gibi gözükmesine rağmen, Hürmüz Boğazı’ndan büyük tonajlı gemilerin geçişi barış döneminde bile riskli olup, özel itinayı gerektirmektedir.
 
Hürmüz Boğazı’ndan dışarıya intikal eden petrol, başta Avrupa olmak üzere, tüm dünya ülkelerinin tanker trafiği ile aldığı petrolün %40’ını karşılamaktadır.[2] Bu sebeple anılan petrol trafiğindeki küçük bir aksama petrol-doğalgaz fiyatını yukarı fırlatarak, küresel ekonomiyi allak bullak edebilir.  
 
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı Kapatma Tehdidi ve Sebebi – Körfez’de ABD Kaynaklı Silahlanma
 
Aralık 2011 sonlarına doğru ABD’nin Körfez ülkelerinde bulunan filosunun “Noel Tatili”ni zehir eden İran tatbikatı, bir bakıma Hürmüz Boğazı’ndan tanker trafiğini engelleme eğitimi gibidir. Sebebi ise, ABD’nin çabasıyla BM Güvenlik Konseyi’nde alınan, “Nükleer silahlanma” çabası içerisindeki İran’ı caydırmaya yönelik yaptırımlarda her geçen ay çıtanın biraz daha yükseltilmesidir.
 
Giderek artan ve hatta İran’dan petrol ithal eden firmalara yöneltileceği beklenen yaptırımlar üzerine 28 Aralık 2011’de İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi “Şayet ABD İran petrolünün satışını engellerse, Hürmüz Boğazı’ndan bir damla petrolün geçişine izin verilmez!” diyerek tehdit dolu bir beyanat verdi. Aynı günlerde İran Savunma (Savaş) Bakanı Habibullah Seyyari de Hürmüz Boğazı’nı kapatmanın “Bir bardak su içmek kadar kolay!” olduğunu söyledi. Bu tehditkâr ifadeler üzerine ABD, içinde bir uçak gemisinin de bulunduğu filosunu Hürmüz Boğazı yaklaşma sularında görevlendirerek İran tatbikatını ve hareketlerini yakından izlemeye başladı. Ayrıca bölgedeki 5. Filo’nun sözcüsü de Hürmüz Boğazı’ndan petrol trafiğinin kesilmesine müsaade edilmeyeceğini açıkladı.[3] Bunun üzerine bölgede gerilim yükseldi.
 
ABD’nin USS John Stennis adlı uçak gemisi ile güdümlü mermili USS Mobile Bay adlı kruvazörü de 29 Aralık 2011’de Hürmüz Boğazı yakınlarında İran uçakları tarafından keşfedildi. Bu durum üzerine İran “Yabancı ülkelerin bölgede bulunmasından” duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği gibi, ABD’yi de “Dinazorlaşmış!” bir güce benzetti.
 
Öte yandan İngiltere de Hürmüz Boğazı’nın hiçbir ülkenin egemenliği altında bulunmayan “uluslar arası bir deniz ticaret yolu” olduğunu ifadeyle, anılan boğazın engellenmesinin kabul edilemeyeceğini bildirdi.[4]
 
ABD, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasını önlemek maksadıyla sadece deniz harekâtı ile İran’ı izlemeyip, aynı zamanda Irak dâhil, Körfez Ülkelerini de silahlandırmaya başladı. ABD, Suudi Arabistan’a F-15 tipi 85 savaş uçağı satışına ve 70 diğer tip savaş uçağının modernizasyonuna karar verdi.[5] Diğer Körfez Ülkelerine de silah satışı yapan ABD’de, Aralık 2011’in son günlerinde Obama yönetiminin Irak’a da 11 milyar dolarlık silah satacağı duyuldu.[6]
 
Hürmüz Boğazı’nda Deniz Trafiği Nasıl Engellenebilir?
 
Hürmüz Boğazı’ndan büyük petrol tankerlerinin geçişi üç şekilde engellenebilir:
     a. Boğaz’ın mayınlanması ile: Hürmüz Boğazı’na doğu-batı hattında (enlemesine) sabit mayın hattı döşenebileceği gibi, geçidin başladığı çok daha uzak yaklaşma sularından itibaren de mayın hattı döşenmesi mümkündür. Bu tip bir uygulama 1991 Körfez Krizi sırasında Irak Deniz Kuvvetleri tarafından özellikle Körfez Ülkelerinin petrol tankeri trafiği üzerinde görüldü. Kriz sonrasında çoğunluğu NATO ülkelerinin pek çok mayın avlama gemisi Körfez’de haftalarca mayın temizliği harekâtı icra etti.
 
Bu harekât ile Hürmüz Boğazı’ndan deniz trafiği büyük ölçüde engelleneceği gibi, temizlik harekâtı da uzun süreceğinden, hem küresel ticaret, hem de bizzat petrol üreticisi olan İran’ın da olumsuz etkilenmesi kaçınılmazdır.
 
     b. Boğaz giriş-çıkışında denizaltı, suüstü gemilerinden torpido atışıyla: Boğaz yaklaşma sularından itibaren torpido atan suüstü gemileri ile deniz dibinde karakolda bulunan denizaltılar tarafından atılacak torpidolarla da tanker trafiği büyük ölçüde engellenebilir. Bu harekât hava harekâtı (havadan atılan bombalar ve füzelerle) ile de desteklenebilir.
 
Bu tip bir harekâtın denizaltı savunma ve suüstü harekâtı da etkin donanmalara karşı şansı fazla olamaz. Örneğin; İran’ın bu tip bir uygulaması Körfez’deki ABD filoları tarafından az bir gayretle önlenebilir.
 
     c. Boğaz’ın en derin yerlerinde kendi ya da karşı tarafa ait en büyük tonajlı gemilerden birinin batırılmasıyla: Hürmüz Boğazı’ndan özellikle büyük tonajlı tankerlerin geçebileceği derinlikteki sulara en az onlar kadar büyük tonajlı gemi-tankerlerin batırılması halinde, deniz trafiği en azından büyük tankerlerin geçişine kapatılabilir. Bu arada daha küçük tonajdaki tankerlerin trafiği devam etse de, gene de petrol-doğalgaz borsası yukarı doğru hareketleneceğinden küresel ticaret olumsuz etkilenecektir.
 
Bu tip bir uygulamaya en belirgin örneklerden biri Süveyş Kanalı’nda yaşandı. 1950’li yıllarda Nasır yönetimindeki Mısır’ın Süveyş Kanalı’nda gemi batırmasıyla ve trafiği engellenmiş, bunun üzerine Kanal’ın ortakları İngiltere ve Fransa bölgeye asker çıkarmış ve “Süveyş Krizi” çıkmıştı. 
 
Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine kapamada özellikle uzun menzilli yerden gemiye atılan füzelerden de istifade etmek mümkündür.
 
Sonuç
 
İran’ın nükleer silah üretimiyle ilgili sonuca yaklaştıkça, bunu endişeyle izleyen ABD, İran’ı bu faaliyetten caydırabilmek maksadıyla BM şemsiyesi altında hemen her yolu denemekte kararlı gözükmektedir.
 
İran da, ülkenin en önemli geliri petrol satışlarına karşı yapılabilecek bir engellemeyi Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğini önleme tehdidiyle caydırmaya çalışmaktadır. Zira dünyanın günlük önemli bir petrol tüketiminin sağlandığı bu geçidin birkaç günlük engellenmesiyle bile petrol-doğalgaz fiyatı aşırı ölçüde yükselecek, bu da küresel ticarete büyük bir darbe vurabilecektir. Üstelik de Avrupa ve ABD küresel ekonomik krizle boğuşurken…
 
İran’ın bu gözü kürü hareketini önlemek maksadıyla da başta ABD ve İngiltere olmak üzere, Batı dünyasının bölgede İran Donanmasını ve tatbikatını yakından izlediği görülmektedir.
 
Aslında Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin aksaması Japonya ve Çin’i de olumsuz etkileyecektir. İran’ın tehditkâr ifadesi karşısında İran petrolünü satın alacak firmalara karşı ABD’nin getireceği yaptırımın BM Güvenlik Konseyi’nde Çin’in vetosuna takılması muhtemeldir. Ancak ABD, bunu BM şemsiyesi altında olmaksızın yapmak istemektedir.
 
ABD’de başkanlık seçimlerinden sonra, İran’la ilgili “it dalaşı”nın fiili kavgaya dönebileceği bugünden görülebilmektedir! Gene de “Savaşsız ve huzur dolu bir yıl (2012) dileğiyle…”
 


[1] “Iran droht mit Sperre des Persischen Golfs”, 28.12.2011, http://derstandard.at/1324501369286/Atomstreit-Iran-droht-mit-Sperre-des-Persischen-Golfs
[2] “Iran kündigt weitere Manöver an”, 30.12.2011, http://derstandard.at/1324501609670/Persischer-Golf-Iran-kuendigt-weitere-Manoever-an
[3] “Iran droht mit Sperre des Persischen Golfs”, agy.
[4] “Iran warnt USA vor Eindringen in Manövergebiet”, 29.12.2011, http://www.spiegel.de/politik/ausland/0,1518,806266,00.html
[5] “Iran kündigt weitere Manöver an”, agy.
[6] “11 milyar dolar”, Milliyet, 30.12.2011.


http://www.turksam.org/tr/a2562.html
Arkadaşına Gönder 1022 kez okundu Yazdır
Paylaş: Google Yahoo FaceBook Mixx
Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Yorumlar
   Başlık : 
  Yorum : 
(Yorum larınızı yaparken '<' ve '>' işaretlerini kesinlikle kullanamazsınız.) 

* Yorum yapabilmeniz için 'Üye Girişi' yapmanız gerekmektedir.

  
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede Ençok Okunanlar
Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları
49435 kez okundu.
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri
32154 kez okundu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Yetmiş Yaşında
19163 kez okundu.
İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar
17728 kez okundu.
Yeni Global Oyun ve Hazar’ın Statüsü
16032 kez okundu.
Sitede Ençok Yorumlananlar
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı!
10 defa yorumlandı.
PKK Terör Örgütü’nün Dağdan İnmesi ve Karşılanmasındaki Sorunlu Süreç
6 defa yorumlandı.
Ermenistan ile İmzalanan Protokoller ve Bundan Sonraki Riskli Sürecin Analizi
5 defa yorumlandı.
Gazze’ye Yardım Girişimi ve İsrail Saldırısının Soğukkanlı Analizi
5 defa yorumlandı.
Türklere Karşı Yapılan Soykırımlar ve Hocalı Soykırımı
4 defa yorumlandı.
Copyright © 2004 - 2012 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır.
Şu an sitemizde gezinen 510 ziyaretçi, 0 üyemiz bulunmaktadır.
Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)
En iyi 1024x768 görüntülenir.