Üye Girişi | Yeni Üyelik
   08 Eylül 2010 Çarşamba
Ortadoğu ve Afrika
Rusya – Ukrayna
Kafkasya
Türkistan
Asya – Pasifik
Güney Asya
Türkiye
Balkanlar
Amerika
Avrupa Birliği
Kıbrıs
Jeopolitik ve Strateji
Sivil Toplum Kuruluşları
Uluslararası Hukuk
Çok Taraflı İkili İlişkiler
Bilgi Yönetimi
Bilim ve Teknoloji Araştırmaları
Proje ve Kalkınma Yardımları
Medya
Uluslararası Örgütler
Karadeniz
Hakkımızda
Başkan
Yönetim Kurulu
Danışma Kurulu
Bilim Kurulu
Kadromuz
Temsilcilerimiz
TÜRKSAM'da Staj
Bağlantılar
E-Kitap
TÜRKSAM
Adres : Oğuzlar Mahallesi, Türkocağı Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52
Balgat / ANKARA

T :  0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66
F : 0090. 312. 285 00 71
İsrail’le Yeni Bir Beyaz Sayfa (!) – Ya O Kadar Söylenen Ağır Sözler?
02 Temmuz 2010 İsrail [10] [12] [14] [16]
Doç. Dr. Celalettin Yavuz
Doç. Dr. Celalettin Yavuz
TÜRKSAM Başkan Yardımcısı
Terör Enstitüsü
Hakkında - Arşivi

İsrail ile Türkiye yeniden ve “yarı gizli” bir şekilde görüştü. Bu görüşme 30 Haziran 2010’da Avrupa’da ve Türk Dışişlerine göre de İsrail’in isteği üzerine gerçekleşti. Bu gizli görüşmede bir araya gelenler ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile İsrail Sanayi Bakanı Binyamin Ben-Eliezer’dir.
 
Görüşme yetkisini bizzat İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’dan aldığı öğrenilen Binyamin Ben-Eliezer, Netanyahu Hükümeti’nde de şu sıralar Türkiye’ye en yakın bakandır. Netanyahu’nun ofisinden yapılan, görüşmenin “gayrı resmi” olduğu”na ilişkin açıklamaya rağmen, bu görüşme gerçekleştikten sonra haberdar olan, hem koalisyonun ikinci büyük ortağı “İsrail Evimiz” partisinin lideri, hem de Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman’ın öfkesini yenemediği öğrenildi. Olayı öğrendikten sonra Lieberman, teamülleri hiçe sayan bu hareketi bir hakaret gibi kabullenmiş, hatta kendisi ile Başbakan Netanyahu arasında güvenle ilgili bir “darbe” olarak nitelemiştir.
 
Bu gizli toplantıyı ifşa edenler İsrail’dendir. İsrail’de bu gizliliği ihlal eden kişinin hükümetin üçüncü büyük partisi İşçi Partisi’nin lideri ve Savunma Bakanı Ehud Barak’ın olduğu yönünde değerlendirmeler mevcuttur. Öte yandan, şayet İsrail’den böyle bir “istihbarat” gelmese, Türkiye’de bu görüşme gizli tutulacaktı. Yani “şeffaflık” lafta kalacaktı. Üstelik Mavi Marmara saldırısının ardından, Türk kamuoyunu galeyana getiren, ancak sonuç odaklı olmaktan son derece uzak yüksek perdeli konuşmalardan sonra…
 
Bundan Sonra Türkiye-İsrail İlişkileri Nasıl Seyreder?
 
İsrail Sanayi Bakanı Binyamin Ben-Eliezer’in daha önce de Türkiye’ye “zeytin dalı” uzatan girişimleri olmuştu. Bunlardan sonuncusu Kasım 2009 içerisinde İstanbul’a gelen İsrailli Bakan, o günlerde İsrail Ticaret Müşavirliği tarafından DEİK işbirliğinde bir otelde düzenlenen “İsrail’de Yatırım Semineri” öncesindeki beyanında, İsrail’in öne çıkan 24 şirketiyle anılan ziyareti gerçekleştirdiğini hatırlatmıştı. Bu ziyaret, İsrail’in 27 Aralık 2008-18 Ocak 2009 tarihleri arasındaki Gazze Şeridi’ne gerçekleştirdiği harekat sonrasında İsrail’den bakan düzeyinde ilk resmi katılımdı. Türkiye-İsrail ilişkilerinin verimli sonuçlarına dikkat çeken Ben-Eliezer ayrıca “Suriye-Türkiye ilişkileri bizi rahatsız etmez. Aksine memnun eder. Gelecekte Türkiye’nin İsrail-Suriye arasındaki arabuluculuk sürecinde rol almasını istiyoruz!” diyerek, eski dostane ilişkilerin devamından yana bulundukları mesajını vermişti.
 
Ancak, Mavi Marmara saldırısından sonra durumun nasıl ve ne zaman düzeleceği merak konusuydu. Başbakan R. Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile 27-28 Haziran 2010’da Toronto’daki G-20 zirvesinde, İsrail’i şikayet eden bir de dosya vermişti. Bunun hemen ardından, Haziran sonunda İsrail’e ilk yaptırımın ne olduğu duyuldu: İsrail’in bir askeri nakliye uçağının Türk hava sahası üzerinden geçişine izin verilmemişti. Sivil uçaklar için ise henüz bir sorun yoktu.
 
Netanyahu Hükümeti’nin bu görüşmeyi tek başına planlamadığı sezilebilmektedir. İşin içinde “ABD’nin arabuluculuğu” olması kuvvetle muhtemel gözükmektedir. Netanyahu ile Obama arasındaki görüşmelerde muhtemeldir ki “uzlaşma” telkini ağır basmıştır. Öte yandan, Obama-Başbakan Erdoğan görüşmelerinde de bu yönde telkinlerin ağır bastığı anlaşılmaktadır.
 
ABD’nin devreye girmesi ise kendi açısından son derece beklenen ve olumlu bir harekettir. Zira hem İsrail sadece bölgede değil, aynı zamanda dünyadaki en yakın “müttefiki”, hem de Türkiye NATO ittifakının bir üyesi ve bölgede yanında tutmak isteyeceği bir müttefikidir. Dolayısıyla İsrail-Türkiye yakınlaşmasının mimarının bir “Amerikalı” olması da kuvvetle muhtemeldir.
 
Bu “gizli” görüşme bir ilkle sonlanmayacağa benzemektedir. Ancak önemli iki engelin de aşılması gereklidir. Bunlardan ilki; Başbakan Erdoğan’ın İsrail’den talepleridir ki, bunların en önemlisi İsrail’in özür dilemesidir. Devamında İsrail’in tarafsız bir soruşturma heyetine olayın soruşturması için izin vermesi, ölen-yaralanan ve uğranılan zararlar için tazminat ödenmesi, Mavi Marmara’nın serbest bırakılması.
 
İsrail bunları yapar mı? Bu soruya “Evet” diyebilmek de, “Hayır!” diyebilmek de pek kolay değil. Daha önceleri özür dilemeyeceğini bildiren İsrail’in, Mavi Marmara’ya helikopterle indirme yapmadan önce ateş açtıkları otopside belli olduktan sonra, belki dönüş yapabileceği düşünülmektedir. Zaten devreye de ABD ve Netanyahu’nun bu güne kadar bir kez bile anlaşamadığı Obama bizzat girmiş gözükmektedir. Buna karşılık İsrail’de hükümet krizi çıkması da söz konusudur. Her ne kadar Dışişleri Bakanı Lieberman, Netanyahu ile sorun yaratacak güven bunalımına ilişkin sözler sarf etmişse de, hükümetten de çekilmeyeceğini ifade etmiştir. Ancak, Türkiye’nin istekleri yerine getirilir ve İsrail “tükürdüğünü yalar” ise, İsrail’de her şey olabilir…
 
Sonuç
 
Mavi Marmara olayı hakkında hala Türk kamuoyunun beklediği sorulara cevap verilemedi. Bu gemiye İsrail askerlerinin zorla da olsa el koyacağı bilinmesine rağmen, yani “eli kanlı İsrail” askerlerinin bu işi zorla da olsa yapacakları bilinmesine rağmen, neden geminin bile bile gönderilmesine izin verildi? Güney Kıbrıs Rum Kesimi bile kendi vatandaşlarını, sivil toplum örgütü üyelerini bu gemiye götüren tekneleri geri döndürdü. Neden biz aynı şeyi yapmadık? Neden bu gemideki iktidar partisinin milletvekilleri geri döndüler? 9 Türk’ün ölümüne, 24 Türk’ün yaralanmasına sebebiyet veren bu olayı Türk Dışişleri Bakanlığı meslek memurlarının görememiş mümkün değildir. Göremediler ise bu göremeyenlerin, görüp de ikaz etmişlerse, ikaza göz ve kulaklarını tıkayanların hem ölen-yaralanan kişilerin ailelerine, hem de bu olaydan derin hasarlar alan Türk kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapmaları gerekmektedir.
 
Öte yandan, İsrail-Türkiye ilişkilerinin iyileşmesi iki ülke yararınadır. Ancak, gizli görüşmeden önce esip gürleyenlerin, yani “fırtına ekip, rüzgar biçenlerin”, biraz daha tutarlı dış politika izlemesini beklerdik. Üstelik gizli görüşmede de “mütekabiliyet”(karşılıklılık) olsa, yani iki devletin de aynı statüdeki bakanları arasında yapılması daha uygun olurdu. Sanayi Bakanı ile Dışişleri Bakanı eşleşmesi pek de dışişleri geleneğine uymamış gibi… Neyse ki İsrail basınının kulağı delikmiş de bizler de bu “şeffaflık”tan nasibimizi alabildik…


http://www.turksam.org/tr/a2109.html
Arkadaşına Gönder 888 kez okundu Yazdır
Paylaş: Google Yahoo FaceBook Mixx
Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Yorumlar
   Başlık : 
  Yorum : 
(Yorum larınızı yaparken '<' ve '>' işaretlerini kesinlikle kullanamazsınız.) 

* Yorum yapabilmeniz için 'Üye Girişi' yapmanız gerekmektedir.

  
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede Ençok Okunanlar
Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları
39314 kez okundu.
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri
24865 kez okundu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Yetmiş Yaşında
15015 kez okundu.
İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar
14697 kez okundu.
Yeni Global Oyun ve Hazar’ın Statüsü
13359 kez okundu.
Sitede Ençok Yorumlananlar
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı!
9 defa yorumlandı.
PKK Terör Örgütü’nün Dağdan İnmesi ve Karşılanmasındaki Sorunlu Süreç
6 defa yorumlandı.
Ermenistan ile İmzalanan Protokoller ve Bundan Sonraki Riskli Sürecin Analizi
5 defa yorumlandı.
Gazze’ye Yardım Girişimi ve İsrail Saldırısının Soğukkanlı Analizi
5 defa yorumlandı.
Türklere Karşı Yapılan Soykırımlar ve Hocalı Soykırımı
4 defa yorumlandı.
Copyright © 2004 - 2010 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır.
Şu an sitemizde gezinen 323 ziyaretçi, 0 üyemiz bulunmaktadır.
Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)
En iyi 1024x768 görüntülenir.