Üye Girişi | Yeni Üyelik
   10 Şubat 2012 Cuma
Ortadoğu ve Afrika
Rusya – Ukrayna
Kafkasya
Türkistan
Asya – Pasifik
Güney Asya
Türkiye
Balkanlar
Amerika
Avrupa Birliği
Kıbrıs
Jeopolitik ve Strateji
Sivil Toplum Kuruluşları
Uluslararası Hukuk
Çok Taraflı İkili İlişkiler
Bilgi Yönetimi
Bilim ve Teknoloji Araştırmaları
Proje ve Kalkınma Yardımları
Medya
Uluslararası Örgütler
Karadeniz
Hakkımızda
Başkan
Yönetim Kurulu
Danışma Kurulu
Bilim Kurulu
Kadromuz
Temsilcilerimiz
TÜRKSAM'da Staj
Bağlantılar
E-Kitap
TÜRKSAM
Adres : Oğuzlar Mahallesi, Türkocağı Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52
Balgat / ANKARA

T :  0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66
F : 0090. 312. 285 00 71
Barzani 9 Yıl Sonra Ankara’da: İsrail’in Gölgesinde Bir Ziyaret
02 Haziran 2010 Irak [10] [12] [14] [16]
Doç. Dr. Celalettin Yavuz
Doç. Dr. Celalettin Yavuz
TÜRKSAM Başkan Yardımcısı
Terör Enstitüsü
Hakkında - Arşivi

Irak Kuzey Yönetimi lideri Mesut Barzani sonunda Ankara’ya geliyor. Mayıs 2010 başlarında gerçekleşmesi beklenen bu ziyaret, her hafta ertelene ertelene 2 Haziran’a kadar sarktı. Ancak ziyaretin gerçekleştiği gün Ankara’nın İsrail öfkesi hala dinmiş değildir. Yani bir bakıma Barzani’nin ziyareti İsrail’in Gazze Konvoyu saldırısının gölgesinde kaldı.
 
Mesut Barzani Kimdir?
 
1946’da, babası Molla Mustafa Barzani’nin liderliğinde Sovyetlerin desteğiyle İran’da kurulan sözde Mahabad Cumhuriyeti’nde doğdu. Molla Mustafa Barzani’nin bölgede bağımsız Kürt devleti kurma girişimi İran kuvvetlerinin bölgeye girmesiyle sonuçsuz kaldı. Baba Barzani Sovyet Rusya’ya, küçük yaşlardaki oğul Barzani ise Irak’a geçti. 1958’de Irak’ta General Kasım’ın darbesiyle krallık yıkılmış ve Mustafa Barzani yeni hükümetin daveti üzerine Irak’a döndü. İlerleyen yıllarda Irak’ın, talep edilen hakların Kürtlere verilmemesi üzerine, baba Barzani silahlı bir ayaklanma başlattı. Bu arada 1970’lerin ilk yıllarında Molla Mesut Barzani, babası ve kardeşi İdris Barzani ile birlikte Kürtlerin siyasi ve askeri meseleleri üzerine çalışmaya başlamıştı. 1975 sonunda baba Barzani’nin ABD’ye ilticası üzerine kardeşi İdris ile birlikte Kürdistan Demokratik Partisi (KDP)’ne başkanlık etmeye başladı.
 
Molla Mustafa Barzani’nin 1979 yılında ölümünden sonra partinin en etkin liderleri Mesut ve kardeşi İdris Barzani oldular. Aynı İran’daki İslam Devrimi’nin ardından ailesiyle birlikte İran’a yerleşti. 1980’de başlayan İran-Irak Savaşı’nın yarattığı ortamdan istifadeyle Irak’ın İran sınırı yakınlarında güçlenip etkinliğini arttırdı. 1987’de kardeşi İdris’in ölümü üzerine KDP’nin tek lideri haline geldi.
 
1991’deki Körfez Krizi’nin ardından, Irak’ın zafiyetinden istifadeyle Baas rejimine karşı Kürt ayaklanması başlatan Barzani, çıkan çatışmalar sırasında batılı güçlerin müdahalesiyle desteklenmiş, sonuçta Kürtler için Irak’ın kuzeyinde Kürtler için ayrılan güvenli bölgelere yerleşmiştir.
 
Mayıs 1992 ayında batılı güçlerin denetiminde Irak kuzeyindeki seçimlerde KDP lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYP) lideri Celal Talabani bölgenin liderleri seçildiler. Ancak 1994 yılında KDP - KYB koalisyonu arasında çatışma başlamış, Ağustos 1996’da Barzani, Talabani’nin İran’la anlaşacağı endişesiyle Baas rejimiyle anlaşma imzaladı. Bunun üzerine 31 Ağustos 1996’da Erbil’e giren Irak güçleri bölgeyi Barzani’ye bıraktı. Daha sonra Ekim 1996Da da KDP - KYB arasında ateşkes imzalandı.
 
Türkiye, PKK terör örgütüyle mücadele için zaman zaman Barzani ve Talabani ile de diyalog kurdu. Her iki Kürt liderin pasaportları bile Türkiye’dendi. Hatta 1997’de Barzani, bu mücadelede Türkiye ile ittifak bile yaparak Peşmergeleri ile teröre karşı çıktı. Daha sonra KDP - KYB arasında yine çatışmalar çıktı. Ancak ABD’nin aracılığında 1998’de KDP - KYB yeni bir ateşkes imzaladı. Bunu Ekim 2002’de yenilediler.
 
Yani artık ABD, Iraklı Kürt liderlerin yeni hamisi idi. Bu hamilik Mart 2003 Irak müdahalesi öncesinde giderek artacak ve nihayet Irak’ta ABD’nin en iyi müttefikleri olacaklardı. Irak’ta kurulan yeni hükümet ve rejimi değişen devlette de Kürtler önemli mevkilere getirileceklerdi. Celal Talabani Cumhurbaşkanı, Hoşyar Zebari de Dışişleri Bakanı oldular. Yeni Irak anayasası ülkede üç büyük kitleyi kabul ediyordu. Bunlar Şii Araplar, Sünni Araplar ve Kürtler. Bu durumu Irak’ın “federal” bir yapıya büründüğü şeklinde algılayanlar da oldu. Ancak taşlar henüz tam olarak yerine oturabilmiş değil. Buna rağmen, Körfez Krizi ile Irak kuzeyinde Kürtler oluşturulan güvenli bölge, bugün de adeta bir federal devlet gibi. Yani Irak Kuzey Yönetimi. Kendi parlamentoları, kendi hükümetleri ve kendi bölge başkanları var. Hatta milli marşları, bayrakları bile…Başkenti Erbil olan bu bölgenin lideri Mesut Barzani’dir. Son olarak Temmuz 2009’da yapılan bölge seçimleri sonrasında bu göreve Değişim (Goran) gurubunun çıkışına rağmen KDP-KYB ittifakıyla yeniden seçilmiştir.
 
Ankara’da Barzani’yi Neler bekliyor?
 
Barzani ile Türkiye’nin ilişkileri Irak müdahalesi sonrası giderek açıldı. Bölgede bağımsız bir Kürt devleti kurmanın eşiğine gelen, sadece kendi parası ve bağımsızlık ilanı kalan Irak Kuzey Yönetimi içerisinde PKK terör örgütü adeta yeniden doğdu. Şubat 1999’da elebaşıları Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından sonra, Suriye’nin de PKK desteğini çekmesiyle birlikte terör örgütü tasfiye süreci içerisine girmişti. Artık Türkiye’nin güneydoğusu emniyette idi. Ancak Irak müdahalesi ve ardından Irak Kuzey Yönetimi’nin “Kürt’ün Kürt’e kırdırma dönemi bitti!” söylemi ile terör örgütünü himaye eden düşüncesi PKK’yı küllerinden yeniden doğurdu. Bu çıkış Türkiye’ye yeniden zarar vermeye başladı. ABD’nin desteğinde bağımsızlığını ilan edebileceğini düşünen Barzani, Türkiye’ye kafa tutmaya başladı. Statüsü sorun haline gelen Kerkük’le ilgili Türkiye’nin çıkışına karşılık, “Kerkük’e karışırsanız, biz de Diyarbakır’a karışırız!” bile diyebildi.
 
PKK’nın Türkiye’nin canını çok yaktığı Ekim 2007’de ise dönüm noktası yaşandı. 17 Ekim 2007’de TBMM, halen ABD işgali altındaki Irak’ın kuzeyindeki PKK terör örgütüne karşı TSK’nin sınır ötesi harekat yapabileceğine ilişkin izni (tezkere) hükümete verdi. Bunu 5 kasım’da ABD Başkanı George W. Bush-Başbakan R. Tayyip Erdoğan görüşmesi ve ABD’nin “Anında İstihbarat Desteği” vaadi takip etti. 1 Aralık 2007’den itibaren de TSK Irak kuzeyine hava harekatı düzenlemeye başladı.
 
Aradan geçen süre içerisinde ABD’nin Irak’tan çekilme takvimi belli olduktan sonra Irak Kuzey Yönetimi de Türkiye ile ilgili söylemlerini yumuşatmaya başladı. Çünkü Irak’ta merkezi hükümetin Irak Kuzey Yönetimi’ne karşı hoşgörüsü giderek azalıyordu. Bunun anlamı: ABD çekildikten sonra tıpkı Saddam döneminde olduğu gibi Irak hükümeti Iraklı Kürtler üzerine yürüyebilirdi. Güvenilecek tek liman ise Türkiye idi.
 
Türkiye, ABD’nin de telkini ile Irak kuzey yönetimi ile temas kurdu. Bu temaslarla ilişkileri bozmak yarine, karşılıklı örtüşen çıkarlara dikkat çekmeye çalıştı. ABD de, kendisinden sonra Irak Kürtlerini “emanet” edebileceği tek ülke Türkiye olduğundan, bu ilişkiyi destekledi. Türkiye’nin PKK yuvalarına yaptığı hava harekatı sonrasında her ne kadar Barzani gene bir şeyler söylese de, artık bu söylemler eskisi kadar sert ve kafa tutan ölçüde olmamaktadır.
 
Irak’ın kuzeyinde petrol ve doğalgaz, başlıca iki örtüşen konudur. Bunların Türkiye üzerinden tüketici ülkelere ulaştırılmasında iki tarafın da çıkarı var. Keza, bölgenin alt yapı ihtiyaçlarının önemli bir kısmı “taşeron” da olsalar Türk firmaları tarafından yapılmaktadır. Bölgenin en iyi ticari ilişkileri Türkiye ile. Bu sebeple son zamanlarda Erbil’de de bir başkonsolosluk açıldı.
 
Barzani’nin Ankara’ya gelişinde en çok tartışılan konular arasında iki husus var: (1) Nasıl bir protokol uygulanacağı. Zira kimine göre Barzani hala “Bir zamanlar karakol komutanı ya da kaymakam tarafından muhatap alınan biri”dir. ABD, İtalya ve İspanya dahil birçok ülkede “Devlet başkanı” gibi karşılanan Barzani için Türkiye’de karşılıklılık esasına uygun bir protokol kuralı da yoktur.Belki bazı ülkelerin Eyalet başbakanlarına uygulanan protokol uygulanabilir! (2) PKK terörü konusundaki tutumu hala açık değil. Kendi bölgesinde yuvalanan PKK’ya karşı açık bir tavır almamış olması, Barzani’nin Türkiye ziyaretine duyulan en büyük tepkidir.
 
Barzani’nin İsrail’le yaşanan gerilimli bir ortamda Ankara ziyareti yapması, kuşkusuz ki pek verimli geçmeyecektir. Zira devletin üst düzey bürokratları dahil tüm üst düzey yöneticiler bir kaç gündür İsrail’le yatıp kalkmakta ve son derece yorgundurlar. Bazıları ikili görüşmelerde neler konuşulacağı konusunda hazırlanan dosyalara bile göz atamamış olacaktır. Bir bakıma İsrail, bölgede en büyük destekçisi olduğu Barzani’ye de zarar verdi.
 
Sonuç
 
Irak Kuzey Yönetimi lideri Mesut Barzani’nin yıllar sonra gerçekleştirdiği Ankara ziyareti, daha öncekilere göre daha anlamlıdır. Artık o sadece bir “peşmerge lideri” değil, Irak’ta de facto hale gelen bir bölgenin lideridir. Bu ziyaretle Barzani’nin istediği ve iki tarafın örtüşen ekonomik çıkarları konusunda anlaşmalar yapılmalı, Türkiye’nin güvenliği konusunda da dikkati çekilmelidir


http://www.turksam.org/tr/a2060.html
Arkadaşına Gönder 5896 kez okundu Yazdır
Paylaş: Google Yahoo FaceBook Mixx
Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Yorumlar
   Başlık : 
  Yorum : 
(Yorum larınızı yaparken '<' ve '>' işaretlerini kesinlikle kullanamazsınız.) 

* Yorum yapabilmeniz için 'Üye Girişi' yapmanız gerekmektedir.

caner -03.06.2010 01:03:47  
  Barzaninin gelişi.
Sayın Yavuz'unda dediği gibi bu gelişmelerin israilin harekatı sonrası yaşanacak olması hiç de olumlu olmayacak. Ancak yine de Türkiye her ne kadar K.Irak Bölgesel yönetimi başkanı barzani'yi muhatap almasa da (almaması gerekse de) ondanm faydanlanmayı da bilmeli.Ekonomikaçıdan yapıulamn bütün anlaşmaların devamlılığı için bizim açımızdan ve onların sığınacak tek gücenli limanı Türkiye olması açısından ticari ilişkilere önem verilmeli.Ancak PKK desteği ile ilgii bazı yaptırımlarımız da yumuşaktan sertleşen bir düzlemde karşı tarafa , Barzaniye kabul etttirilmeli.Herne kadar serty çıkışları olsada kendisinin fos olduğunu o da biliyo ve her zaman da desteğe ihtiyacı olacak.Yoksa ortadoğunun kaynayan kazanında cadılara yem olacaklarını da iyi biliyolar.Bize düşen konjonktürün gerektirdiği her alanda tam fayda sağlamaktır...Saygılar

  
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede Ençok Okunanlar
Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları
49135 kez okundu.
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri
31791 kez okundu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Yetmiş Yaşında
19064 kez okundu.
İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar
17665 kez okundu.
Yeni Global Oyun ve Hazar’ın Statüsü
15983 kez okundu.
Sitede Ençok Yorumlananlar
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı!
10 defa yorumlandı.
PKK Terör Örgütü’nün Dağdan İnmesi ve Karşılanmasındaki Sorunlu Süreç
6 defa yorumlandı.
Ermenistan ile İmzalanan Protokoller ve Bundan Sonraki Riskli Sürecin Analizi
5 defa yorumlandı.
Gazze’ye Yardım Girişimi ve İsrail Saldırısının Soğukkanlı Analizi
5 defa yorumlandı.
Türklere Karşı Yapılan Soykırımlar ve Hocalı Soykırımı
4 defa yorumlandı.
Copyright © 2004 - 2012 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır.
Şu an sitemizde gezinen 744 ziyaretçi, 0 üyemiz bulunmaktadır.
Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)
En iyi 1024x768 görüntülenir.