Irak Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 7 Mart 2010’da yapılan genel seçimlerin üzerinden tam 43 gün geçtikten sonra, oyların yeniden sayılmasına karar verdi. Dokuz gün önce en azından 750.000 oylarının “çalındığından”
[1] kuşku duyduğunu belirten Başbakan Nuri el-Maliki’nin istediği nihayet gerçekleşti.
Aslında seçim sonuçlarının açıklandığı 26 Mart’tan birkaç gün önce, el-Maliki kendi koalisyon gurubu “Irak hukuk Devleti” ile Iyad Allavi’nin başında bulunduğu el-Irakiye koalisyonu arasındaki rekabeti görmüş, muhtemel bir aleyhte sonuç için daha 21 Mart’tan itibaren, oyların elle ve yeniden sayılması için itiraz etmeye başlamıştı.
[2] Seçim sonuçları belli olduktan sonra da bunu hem Cumhurbaşkanı Celal Talabani, hem de el-Maliki tekrarlamışlardı.
[3] Başlangıçta bazı ufak tefek usulsüzlükler bulunabileceğini ve bunun için de tüm oyları saymak yerine sadece “kuvvetli şüphe” duyulan yerlerdeki seçim sandıklarının yeniden sayılabileceğini belirten YSK, uzun bir aradan sonra karar değiştirerek, oyların yeniden sayılmasına karar verdi.

Bu kez de 26 Mart’taki açıklamada, 91 milletvekili ile birinci sırada çıktığı belirtilen Allavi, Irak’ta adaletin yara aldığını ve “inanırlığını” yitirdiğini açıkladı. Aslında aynı Allavi, seçimlerden hemen sonra, İran’ın bazı manipülasyonlarını ileri sürerek şikayetçi olmuştu. Kim, kimden ve neden şikayet ediyor? Bu sorunun cevabını vermeden önce şu sorunun cevabı akla gelmektedir: Irak’taki seçim sonuçları neden 19 gün sonra alınabildi? Irak’ta genel seçimlere giderken gerçekten “hür irade” ile mi gidildi? Yani genel seçimlere gidilirken ABD’nin manipülasyonu olmadı mı? Seçim sırasında güvenlik kuvvetleri oy verebildiler mi? Oy sandıkları uzakta olduğu için seçmenler araç yasağına sebebiyle ne ölçüde oy vermeye gidebildi? Oy sandıkları bu kadar uzun süren sayım sırasında acaba “hilesiz” şekilde muhafaza edilebildiler mi? vb…
Yukarıdaki soruların “Demokratik” bir ülkede cevapları son derece açıktır. Ancak, henüz demokrasi fikrinin “emekleme” döneminde bile bulunmadığı Irak’ta, bunların gerçekleşmesi mümkün değildir. Cumhurbaşkanından bakanlarına kadar hemen her kademedeki yöneticiler ya bir aşiret reisi/temsilcisi, ya da bir kliğin temsilcisidir. Siyasi partiler bile “demokratik” bir ülkenin bilinen siyasi yapılanmasından çok farklıdır. Başbakan Nuri el-Maliki, 4 yıllık başbakanlığına ve nispeten “!olumlu” sayılabilecek bir yönetimine rağmen, henüz demokratikleşme yolunda mesafe kat etmesi gereken biridir. Bunu, “Baasçı” diye bilinen Salih Mutlak ve arkadaşlarının milletvekili adayı olduğu dönemde, adaylıklarının önlenmesinde gösterdiği gayretle anlamak mümkündür. Allavi ise, ABD müdahalesi sonrası “Atama” ile başbakan yapılan biridir. Onun da “demokratik” bir ülkede (İngiltere) sürgün hayatı yaşamış olmasına rağmen, demokratikleştiğini tam olarak söyleyebilmek mümkün değildir.
Bugün (20 Nisan 2010) itibariyle Bağdat’ta oylar yeniden sayılmaya başlandı.
[4] Bu sayım sonunda acaba, el-Maliki’nin ileri sürdüğü gibi, kendisinden “çalınan” 750 bin oy ortaya çıkacak mıdır? Zaten tüm oyların yaklaşık 11.5 milyon olduğu belirtilmektedir.
[5]
Sonuç
Üzerinden 6.5 hafta geçtikten sonra yeniden oyların sayılmasıyla, hükümet kurma çalışmalarının en az 20 gün daha ileriye atılması muhtemeldir. Üstelik bu sayımlar sonunda, çok farklı bir sonuç ortaya çıkarsa, yeni “mağdurlar”ın da itirazı söz konusu olabilecektir. Sonuç her ne olursa olsun, iki hususta beklentilerin en azından kısa bir dönemde gerçekleşmeyeceği anlaşılmıştır.
Bunlar;
1) Hükümetin kurulması için yeni pazarlıklar gündeme gelecek ve hükümet kuruluşu gecikecektir.
2) Irak’ta Şii-Sünni ve Baasçı ayırımını kapatabilecek bir kucaklaşma ve yeni bir milli mutabakat kolayca yerleşemeyecektir. Oysa seçim günü 40, seçimler sonrasında da 100’e yakın kişinin terör saldırıları sonucunu hayatını kaybettiği bir ortamda, milli mutabakat ve yaraları sarmak en çok aranması gereken koşuldur!
[1] “Stimmzettel in Bagdad werden neu ausgezählt”, 19.04.2010, http://derstandard.at/1271374668855/Irak-Wahl-Stimmzettel-in-Bagdad-werden-neu-ausgezaehlt. Ayrıca bkz: “Malikis Partei zieht 750.000 Stimmen in Zweifel”, 11.04.2010, http://derstandard.at/1269449383642/Malikis-Partei-zieht-750000-Stimmen-in-Zweifel
[2] Celalettin Yavuz, “Irak’ta Seçim Kargaşası ve Başbakan Maliki’nin İtirazı”, 22.03.2010, http://www.turksam.org/tr/a1956.html
[3] Celalettin Yavuz, “Irak’ta Seçimleri ve Normalleşmeyi Gölgeleyen Terör ve Perde Arkası”, 7.04.2010, http://www.turksam.org/tr/a1973.html
[4] “Wahlkommission bereitet Neuauszählung vor”, 20.04.2010, http://derstandard.at/1271374765850/Parlamentswahl-Wahlkommission-bereitet-Neuauszaehlung-vor
[5] “Malikis Partei zieht 750.000 Stimmen in Zweifel”, agy.