Üye Girişi | Yeni Üyelik
   10 Mart 2010 Çarşamba
Ortadoğu ve Afrika
Rusya – Ukrayna
Kafkasya
Türkistan
Asya – Pasifik
Güney Asya
Türkiye
Balkanlar
Avrupa Birliği
Amerika
Kıbrıs
Jeopolitik ve Strateji
Silahsızlanma Çalışmaları
Uluslararası Hukuk
Çok Taraflı İkili İlişkiler
Bilgi Yönetimi
Bilim ve Teknoloji Araştırmaları
Proje ve Kalkınma Yardımları
Medya
Uluslararası Örgütler
Hakkımızda
Başkan
Yönetim Kurulu
Danışma Kurulu
Bilim Kurulu
Kadromuz
Temsilcilerimiz
TÜRKSAM'da Staj
Bağlantılar
E-Kitap
TÜRKSAM
Adres : Oğuzlar Mahallesi, Barış Manço Cad. 1388. Sok (eski 32. Sok), No: 52
Balgat / ANKARA

T :  0090. 312. 285 31 00 - T: 0090. 312. 285 00 66
F : 0090. 312. 285 00 71
Yerel Seçimlerin Sonucunda Irak Yeniden Şekillenirken
12 Şubat 2009 Irak [10] [12] [14] [16]
Doç. Dr. Celalettin Yavuz
Doç. Dr. Celalettin Yavuz
TÜRKSAM Başkan Yardımcısı
Terör Enstitüsü
Hakkında - Arşivi

31 Ocak 2009’da Irak’ta Kürlere ait üç eyalet ile statü durumu henüz çözülemeyen Kerkük dışında 14 eyalette yerel seçimler yapıldı. Kesin sonuçlarının daha birkaç hafta alacağı anlaşılan bu seçimlerin kabaca sonuçları da alınmaya başladı. Seçimlere giren önemli  listeler ve liderleri şöyledir:

Hukuk Devleti   - Nuri el-Maliki
Mihrap Şehidi Listesi – Abdulaziz el-Hekim
Hürler Grubu – el-Sadr grubu
Fazilet Partisi – Yakubi grubu
Reformcu Akım – İbrahim Caferi
Uzlaşma Cephesi – Adnan Duleymi, Tarık El Haşimi
Irak Ulusal Projesi Grubu – Salih Mutlak
El Irakiyye – İyad Allavi.[1]
 
Irak Yerel Seçimlerinin Genel değerlendirmesi
 
Irak Yerel Seçimlerinin ilk izlenimleri şöyledir:
 
1. Seçimler genel hatlarıyla güven içinde geçmiştir. Seçim sandıkları başında silahlı ve baskı yaratacak unsurlar görülmemiştir. Bu durum Irak’ın geleceği ve istikrarı açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.
2. Seçimlere katılım %51 gibi, oldukça düşük oranda gerçekleşti. Bu sonucu etkileyen hususlar şöyle özetlenebilir:
     a. Iraklı yurttaşların kendi ülkelerinde “mülteci” konumunda bulunmaları ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK)’nun seçimlerden 6 ay önce çıkarmış olduğu seçmen listelerine pek kıymet vermemiş olmalarıdır.
     b. Bir diğer husus ise, pek çok eyalette seçim sandıklarının, bölge sakinlerinin ikamet ettiği yere çok uzak olması sebebiyle oy kullanımında yaşanan güçlüklerdir.
     c. Iraklılar içinde, savaş öncesi dikta yönetimi ve savaşla birlikte ülkenin üzerine yıkılan karışıklığın kolay kolay geçmeyeceği inancıyla, bir yılgınlıkla sandığa inanmama sonucu ortaya çıkmıştır.
3. Federal yapıya sahip olan Irak’ın, bu yapıyı zorlayarak bölüneceği beklentisinin aksine, merkezi yönetimin güç kazandığı görülmüştür. Başbakan el-Maliki ve Dava Partisi, kırsal kesimde aynı başarıyı gösteremese de, bilhassa büyük kentlerde ipi önde göğüslemiştir. Bu sonuç, Irak’ta merkezi yönetime ve insanların güvenliği ön plana almakta olduğunun bir göstergesi gibi değerlendirilmektedir.
4. Yerel seçimlerde etnik ve mezhep ayrımlı bir mücadele pek yaşanmamış, aksine Sünni ve Şii guruplar içinde de farklı çıkışlar yaşanmıştır. Maliki ve Dava Partisi öne çıkarken, Şii Irak İslam Konseyi geriye düşmüştür. Buna rağmen hiçbir eyalette hiçbir gurup ya da parti çoğunluğu sağlayamamıştır.
5. 2005 seçimlerine katılmayan Sünniler, özellikle de eski “Baas”çıların hala güçlü oldukları anlaşılmıştır. Radikal İslami gurup pek başarılı olamaz iken, “Sahva” gurubunun güçlü olduğu görüldü.
6. Sünniler %10 oy alabildikleri Bağdat’ta başarısız iken, diğer kentlerde daha başarılıydılar. Bağdat bu haliyle adeta bir “Şii” kenti görünümü kazandı. Bunun sebepleri içerisinde mültecilere (yurtiçi göçebelere) oy hakkı verilmesi konusundaki uygulama başta gelmektedir. Bağdat’tan göç edenlerin yaklaşık %60’ının Sünni olduğu değerlendirmesi yapılmaktadır.
7. Bağdat ve Basra’da Maliki’nin Dava Partisi 1. ve Sadr gurubu ise 2. Sıradadır. Küçük kentlerde Dava Partisi daha düşük oy oranına sahip oldu.
8. İşgal sonrası başbakanlarından Allavi’nin “Irak Listesi” Bağdat’ta %10 civarında oy alırken, diğer yerlerde pek fazla varlık gösteremedi.
9. Sünni Araplar, özellikle Baasçılar Diyala’da ipi önde göğüslediler. Anbar eyaletinde de aynı şekilde…Bu arada Musul’un da yer aldığı Ninova (ya da Ninive)’de “Seküler” Sünniler özellikle merkezi yerlerde %28 oy oranıyla dikkat çektiler. Oysa 2005 seçimlerine katılmadıkları için buradaki tüm temsilcilikler Kürtlerin eline geçmişti.
10. Selahaddin eyaletinde de “Seküler” Sünniler öne geçtiler. Böylelikle Irak’ın kuzeyindeki bu eyaletlerde yakın zamana kadar hakimiyet iddiasında bulunan Kürtlerin iddialarının asılsız olduğu ortaya çıktı.
11. Maliki’nin ağırlığını hissettirdiği seçimler sonucunda Irak’ın kimliğinin değiştiği, ya da yeniden belirlendiğini söylemek mümkün hale geldi. Irak, bundan böyle “Şii” ağırlıklı bir devlet olarak ortaya çıktı. Bu ise, İran’a komşu olan Irak’ın İran’a bundan böyle düşmanca yaklaşmaması açısından çok önemlidir. İran bu açıdan kazançlı gözükürken, Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır gibi Sünni Arap yönetimlerin bulunduğu ülkeler açısından olumsuz bir gelişmedir.
12. Seçimin bir diğer özelliği de, 2005 seçimlerinde dini ve mezhep figürleri öne çıkarken, bu seçimde güvenlik ve merkezi yönetimin özelliklerinin vurgulanmasının öne çıktığı görüldü. Dini figürleri kullanmayan el-Maliki, güvenlik konusunu ve merkezi yönetimin etkisini işledi. Bu arada ABD ile yapılan SOFA Anlaşması ve 2008 içinde Irak’ta azalan iç çatışmanın etkileri de Maliki’ye oy kazandırdı. Bunun gerekçeleri içerisinde, iç çatışmanın bulunmadığı bölgelerde bile yerel yönetimlerin fena yönetimlerinin etkisi ön plandadır. Bu arada Başbakan el-Maliki’nin iktidar imkanlarını seçim kozu olarak kullanmaktan geri kalmamıştır. Zira seçim öncesi Dava Partisi Irak’ın en güçlü partisi değildi. İktidar imkanlarıyla en güçlü konuma getirildi. Ancak, Dava Partisi bile tek başına iktidar olabilecek çoğunluğa ulaşamadı.
13. Her ne kadar merkezi yönetim ağırlıklı Şiiler seçim galibi ise de, Sünni ve Şii guruplar arasındaki ayrılıkların da su yüzüne çıktığı görüldü. Gurupların kendi içlerindeki ayrışma ve sorunlar da ortaya çıktı.
14. Seçimlerde, ABD’nin işgaline izin veren gurupların gerilediği, buna karşılık “Iraklı” bilincini savunanların öne çıktığı görüldü.
15. Bu Yerel Seçimlerde İran etkisi pek hissedilmedi. Bu durum, “İran, Iraklı gurupların iç işlerine müdahale etmekten kaçındı!” şeklinde değerlendirildi. Ancak, genel seçimlerde Şii guruplara İran’ın etki etmesinin neredeyse “mukadder olduğu” yorumları da mevcuttur. Yani, Iraklı Şii gurupların, İran’ın toparlayıcılığıyla “blok” halinde seçimlere girmesi beklenmektedir. ABD tası tarağı toplayıp ayrılırken, yanlış politikaları sonucunda, bu uğurda pek fazla gayret göstermese de İran’ın lehinde gelişmelere sebebiyet vermiştir. Yani, ABD’nin Irak işgali, sonuç itibariyle en çok İran’a yaramıştır.
16. Irak’ta, Suudi Arabistan, İran ve Türkiye istemeden önemli bir değişiklik yapılamayacağı bir kez daha anlaşıldı. Özellikle Lozan’la çizilen Türkiye-Irak sırından itibaren Bağdat’a kadar uzanan coğrafyada Türkiye’nin hilafına önemli bir değişikliğin mümkün olamayacağı bir kez daha anlaşıldı.
 
Iraklı Türkler (Türkmenler) Açısından Irak Yerel Seçimleri
 
Irak yerel seçimlerinin Iraklı Türkler (Türkmenler) açısından önemi çok daha büyüktü. Zira 2005 seçimleri sonucu hem Türkmen liderler arasında, hem de Türk kamuoyunda büyük bir hayal kırıklığı yaşatmıştı. 31.1.2009 yerel seçimlerinde Iraklı Türklerle ilgili önemli bulunan sonuçlar şöyle özetlenebilir:
 
1. Irak Yüksek Seçim Kurulu (YSK), üç eyalette (Musul, Bağdat, Basra) üç sandalyeyi Iraklı Hıristiyan halk için ayırırken, Türklere böyle bir ayırım yapılmamış ve Türkler “azınlık” olmaktan çıkartılarak “asli unsur” olarak seçimlere girmişlerdir.
2. Bazı kent ve bölgelerde sayılarla ve karşılaştırmaları sonuçlar şöyledir:
      a. 2005 seçimlerinde 1.650 kişiyle ayal kırıklığının yaşandığı Musul’da bu seçimlerde 28.000’in üzerinde Türkmen oyu (Irak Türkmen Cephesi: ITC) çıkmıştır. ITC dışındakilere oy veren Türklerin oy sayıları da 4.000’in üzerindedir.
      b. Selahaddin’deki Tuzhurmatı’da 2005’de 11.000 civarındaki Türkmen oyu 22.000’i aşarak birinci sıraya yükseldi. Burada Başbakan el-Maliki’nin iktidar gücüne rağmen önemli bir başarı kazanıldığı düşüncesi hakimdir.
      c. 2005’te Diyala’da 1.500 civarında olan Türk oyları 4.000’in üzerine çıkmıştır.
      d. Bağdat’ta 2.000 civarındaki Türk oyları 14.000’ini aşmıştır.
      e. Bağdat’ın güneyinde ve Kut-ül Amara’nın bulunduğu Vasıt vilayetindeki oylar 100’den 4.000’in üzerine çıkmıştır.
3. 2009 erel seçimlerinde mücadele edilen her sandalye için en azından iki katı daha fazla sayıda siyasi parti seçimlere girdi. Bunların neredeyse hiçbiri seçim kampanyası yapamaz iken, sadece ITC Başkanı (Sadettin Ergenç), özellikle de Tv’yi kullanmak suretiyle, Telafer’den Mendeli’ye kadar Türklerin bulunduğu bölgelerde seçim kampanyası yapmayı başardı.
4. Seçmenin sadece %40’ının oy kullanabildiği Telafer’de, seçim sandıkları Türk seçmenlerinden çok uzakta bulunduğu halde, Türkler oy kullandılar. Telafer ve Tuzhurmatı’da Türk bayrağını başarıyla dalgalandırdılar. Bölgede bir Türk liderinin de var olabileceği daha açık bir şekilde görüldü.
5. Kuzeydeki bölgesel Kürt Yönetimi’nin, sahip olduğu hacimden daha geniş topraklara hükmedemeyeceğinin anlaşıldığı ispatlandı. Keza, Iraklı Kürtlerin, Saddam Hüseyin döneminde çizilmiş bulunan kendi asli hatlarına (yeşil hat) gerileyecekleri bir kez daha anlaşıldı.
6. Bu seçimlerle Irak’ta varlığını ispat eden Türkler, aynı zamanda Iraklı Araplar ile Kürtler arasındaki dostluk bağını en iyi şekilde kurabilecek unsurlar olduklarını da göstermiş oldular.[2]
7. Her ne kadar Iraklı Türkler bu yerel seçimlerde 2005’e oranla bir oy patlaması yaşamış iseler de, sonuç itibariyle temsil konusunda gereken başarı yakalanamamıştır. Bu başarısızlıkta Türklerin pek çok yerde, seçimlere inanmamasından, seçimler olsa bile iç karışıklığın değişeceğine duyulan inançsızlık sebebiyle sandığa gitmemelerinden kaynaklanmıştır.
 
Sonuç
 
Irak’ta Mayıs 2009 içinde Kerkük dışında yerel seçimlerin yapılmadığı üç eyalette yerel seçimler ve tüm ülkede genel seçimler yapılması planlanmaktadır. Genel seçimlerin sonucuna göre Irak’ta taşlar biraz daha yerli yerine oturacak ve Irak’ın geleceği ile ilgili daha gerçekçi değerlendirmeler yapılabilecektir.
 
Merkezi hükümet Kerkük’ün statüsü konusunda kararlı şekilde duruşunu sergileyebilirse, federal yapı özlemini çekenler hüsrana uğrayabilecek, Irak’ta merkezi yönetimler (yani Iraklılık) güç kazanacaktır. Böylece Irak’ın bölünmesi ihtimali daha da zayıflayacaktır. ABD’nin çekilmesiyle birlikte en azından Irak’ın kuzeyinde yeni bir devletin kurulması ihtimali, Türkiye ve İran faktörleri sebebiyle son derece azalmıştır.
 
Genel seçimler sonucunda Şii ağırlıklı bir iktidarın seçilmesi halinde, Orta Asya’dan ve Hint Okyanusu’ndan Doğu Akdeniz’e kadar uzanan coğrafyada İran-Irak-Suriye’den oluşan bir Şii, ya da “Kuzey kuşağı” meydana gelebilecektir. Bu kuzey kuşağına, ya da “Kutbuna” karşılık, Suudi Arabistan-Ürdün ve Mısır’dan oluşan bir Sünni, ya da “Güney” kuşağı (ya da güney kutbu) kendiliğinden devrede olacaktır. Kuzey kuşağının özelliği İsrail karşıtlığı iken, son yıllarda ABD’nin etkisiyle iyice yaklaştıkları İsrail’e taraf olan güney kuşağı da, de facto olarak “İsrail yanlısı” gibi algılanabilecektir. Bu durum Orta Doğu coğrafyasında mevcut istikrarsızlığı daha da artırabilecektir. Öte yandan, Obama’lı ABD yönetimi İran’la ilişkileri düzeltebilirse, Şii kuşağının yaratabileceği olumsuzlukların etkisi daha az belirgin olabilecektir.
 
Irak Meclisi’nden bir türlü çıkartılamayan “Doğal kaynaklar Yasası”, ya da kamuoyunda bilinen adıyla “Petrol Yasası” ve buna bağlı olarak, petrol arama/çıkarma ruhsatının kimler tarafından verileceği hususu önemini korumayı sürdürmektedir. Yerel seçimlerdeki başarının genel seçimler sırasında da gösterilmesi halinde, söz konusu yasanın “Merkezi Hükümet”in istekleri doğrultusunda çıkması mümkün hale gelebilecektir. Bu durumda Iraklı Kürtlerin tepkileri önem kazanmaktadır. Bu tepkinin ölçüsünü belirlemede ise dış aktörlerden ABD’nin takınacağı tavır önem taşımaktadır.
 
Türkiye’de önemli sayıda Iraklı Türk (çoğunluğu okumuş, önemli meslek sahibi ve elit tabaka) mevcuttur. Genel seçimlerden önce bunların Irak’a geçerek, Irak Türklerini aynı amaçlar uğruna ve din-mezhep ayırımına bakmaksızın bir araya gelmeleri için çaba sarf etmeleri önem kazanmaktadır. Genel seçimlerde amaç, “Iraklı” kimliğini muhafaza etmekle birlikte, Iraklı Türklerin siyasi ve hukuki hak ve ihtiyaçlarını karşılayabilecek ölçüde milletvekili ve bakan çıkartmak olmalıdır. Türkiye de bu konuda basın-yayın ve propaganda faaliyetlerinde Iraklı Türklere yardımcı olmalıdır.


[1] Furkan Torlak, 6.2.2009, http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=65721
[2] Iraklı Türkler ile ilgili değerlendirmeler büyük ölçüde, ITC Türkiye temsilcisi Ahmet Muratlı tarafından 11.2.2009’daki konuşmasından alınmıştır.


http://www.turksam.org/tr/a1585.html
Arkadaşına Gönder 1428 kez okundu Yazdır
Paylaş: Google Yahoo FaceBook Mixx
Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Yorumlar
   Başlık : 
  Yorum : 
(Yorum larınızı yaparken '<' ve '>' işaretlerini kesinlikle kullanamazsınız.) 

* Yorum yapabilmeniz için 'Üye Girişi' yapmanız gerekmektedir.

  
Bu sitede yer alan bilgiler TÜRKSAM adresi kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Tüm hakları Telif Hakları Yasası'nca korunmaktadır. Kâr amacı güdülmez. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Sitede Ençok Okunanlar
Osmanlı Devletinde Ermeni Sorunu Ve Avrupa Devletlerinin Ermeni Politikaları
34020 kez okundu.
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri
21976 kez okundu.
İran’ın Nükleer Çabaları: Hedefler, Tartışmalar ve Sonuçlar
13079 kez okundu.
Yeni Global Oyun ve Hazar’ın Statüsü
12164 kez okundu.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi Yetmiş Yaşında
11098 kez okundu.
Sitede Ençok Yorumlananlar
Atatürk’ün Türk Dünyasına Bakışı!
9 defa yorumlandı.
Ermenistan ile İmzalanan Protokoller ve Bundan Sonraki Riskli Sürecin Analizi
5 defa yorumlandı.
PKK Terör Örgütü’nün Dağdan İnmesi ve Karşılanmasındaki Sorunlu Süreç
5 defa yorumlandı.
Enerji Politikamızda Değişiklik Sinyalleri: Rusya Stratejik, Türkiye ise Ekonomik Çıkarlara Üstünlük Veriyor?
3 defa yorumlandı.
Mitat ÇELİKPALA: Türkiye-Ermenistan Protokolü ve Sonrası
3 defa yorumlandı.
Copyright © 2004 - 2010 TÜRKSAM - Tüm Hakları Saklıdır.
Şu an sitemizde gezinen 912 ziyaretçi, 1 üyemiz bulunmaktadır.
Tasarım ve Programlama TÜRKSAM - Bilişim Teknolojileri Merkezi (BTM)
En iyi 1024x768 görüntülenir.