Bu köşede 25 Mart 2006'da Ermenistan'ın nükleer inadı başlıklı yazımızda, Kars'ın Selim İlçesi'ne bağlı Benliahmet Köyü'nde 6 ayaklı bir buzağı doğduğunu yazmış ve kapımızdaki korkunç tehlikeyi haber vermiştik. Kars, Iğdır ve çevresinde hayvanlar bir süredir ölü veya sakat doğuyordu. Hayvan sağlığını tehdit eden bu tehlike, gün gelecek insan sağlığını da tehdit etmeye başlayacaktı. Göz göre göre yeni bir Çernobil faciasına davetiye çıkarılıyordu ve bunu yapan da doğu komşumuz Ermenistan'dı.
Türkiye sınırına 16 kilometre, Ermenistan'ın başkenti Erivan'a 40 kilometre uzaklıktaki Metsamor Nükleer Santralı, patlamaya hazır bir bomba gibi olduğu uyarısını yapmıştık o yazımızda. Korktuğumuz başımıza geldi. Ankara büromuzdan Hakkı Kurban'ın haberine göre, Iğdır'dan çıplak gözle görülebilen ve Kars'a yalnızca 100 kilometre mesafedeki Metsamor Nükleer Santralı tekrar arızalanmış! Santralda en ufak bir nükleer sızıntının, başta Iğdır, Kars ve Ardahan olmak üzere Doğu Anadolu'da binlerce kişinin ölümüne ve sakat kalmasına neden olabileceği belirtiliyormuş.
Yalancı Ermenistan
OTUZ yıllık geçmişi olan ve dünyada bilinen en eski nükleer santral teknolojisiyle inşa edilen bu santralın ne nükleer sızıntıyı önleyecek kubbesi var, ne yeterli soğutma suyu ve ne de kaza önleme sistemi... Santralda bugüne kadar 5'i büyük, 150'den fazla kaza meydana geldi. 1982 yılında meydana gelen ilk büyük kazada birinci bloktaki jeneratör patlamış ve ardından da bağlantı kabloları yanmıştı. Ermenistan'da 1988 yılında merkezi Spitak bölgesi olan depremde 25 bin kişi ölmüş, Metsamor da kullanılmayacak duruma geldiği için kapatılmıştı. Ermenistan, bütün uyarılara rağmen, santralın ikinci ünitesini 1995 yılında tekrar işletmeye başladı. Ancak bunu yaparken, nükleer santralı 2004 yılında kapatacağını AB ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na taahhüt etmişti. 2004'ten sonra 2 yıl geçti ve Ermenistan, santralın aslında çoktan bitmiş olan ömrünü 10 yıl daha uzatmak için çalışmalar yapıyor.
Duyulmayan feryat
KARS Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, geçen Mart ayındaki basın toplantısında, Ermenistan'ın Metsamor Santralı’nı yeniden açmak için aldığı 500 milyon dolar yardımı Dağlık Karabağ'a saldırmak amacıyla silahlanmaya ayırdığını hatırlatarak şunları söylüyordu:
En ufak bir sızıntıda bölgeyi büyük tehlikelerin beklediğini vurgulamak istiyorum. Bunun için acilen sınır ötesi bölgesel işbirliğinin gündeme gelmesi gerekmektedir. Yâni buradaki ilerde oluşabilecek bir katliamda, deyim yerindeyse bir faciada sorumlu kim olacak? Bu olaya hiç kimse seyirci kalamaz. Hiç kimsenin de buna hakkı yok. Özellikle Kars, Erzurum, Ağrı, Ardahan, Iğdır bütün bu bölge insanının birinci derecede tehlikeden etkileneceği ortada. Çok kötü tehlikeler içindeyiz, sıkıntıdayız, bu sıkıntıları bire bir yaşıyoruz. Alibeyoğlu'nun bu feryadını kimse duymadı, duymak istemedi. Ankara'dakiler, onca önemli işleri varken, Metsamor Nükleer Santralı'nın bölgeye ve bölge halkına vereceği ölümcül zararla mı uğraşacaklardı? Tercüman, 21 Temmuz 2006